WhatsApp Hattı
WhatsApp Haber İhbar Hattı

05362004002

Düzceli Yusuf Bey

Düzceli Yusuf Bey
Düzceli Yusuf Bey
Tüm Yazıları
TANJU ÖZCAN BOLU BELEDİYESİ VE ŞOK MAĞAZALARININ ŞİKAYETİ.
1.03.2026

 

Bir önceki yazımda bir tespitte bulunmuş ve farklı tepkiler almış idik. Bunu linkini aşağıda bıraktığım yazıda köşemize taşımış idik.

https://www.duzcesonhaber.com/duzceli-yusuf-bey/1264-turkiye%E2%80%99nin-yeni-kara-deligi-askeriye-idi-simdi-de-belediyeler

Yazımızda aynen şöyle yaşmıştık.

2000 li yıllarda özellikle büyükşehirlerde başlayan Ak Parti belediyeciliği ile başka bir kara delik ülkenin başına musallat oldu.

20 yıldır kimsenin hesap soramadığı, astıkları astık, kestikleri kestik olan belediyeler milletin başına bela olmaya başladı.

Yerel belediyelere verilen yetkiler o kadar önemli ve çok ki resmi mafya gibi çalışan bir belediyecilik anlayışı hasıl oldu. Ve ülkemizin kara deliği her şeyi yutan hesap vermeyen ve milletin vergisini emeğini sömüren sitemin açık kapısı belediyeler oldu.

 Bir başkan veya bir parti şehri ele geçirip artık o ilin veya ilçenin veya beldenin padişahı oluyorlar.

Türkiye’de bunu da maalesef Ak Parti başlattı. Fakat bu kara deliği tepe tepe kullanan CHP belediyeleri oldu. CHP belediyeleri ne kimse ses çıkaramadığı için top yekün bir belediyecilik sistemi maalesef kara delik oldu.

Bu şekilde yazmışız.

Ve CHP li belediyeler bu fütursuz ve hesap vermeyecek gibi yaşanmışlığına devlet dur demiyordu çünkü devlet uyumuyor delil topluyordu.

Ama şimdi hiç tereddüt etmeden dur demeye başladı.

Bolu beyimiz Tanju Özcan’ımız gözaltına alındı.

Bence anayasal suçta işlediği için yapılan gözaltı kararı doğrudur.

Burs veriyoruz diye gözaltına alındığını söylemiş.

Bu sözler suçun ikrarıdır.

Zira belediyelerin Ak Parti’nin İstanbul Büyükşehir’de öğrencilere burs vermesini istememişti. Öğrencilere burs vermesi CHP'nin Danıştay'a başvurması neticesinde iptal edildi ve bu yıllardır bir yasak eylem. Kaç dönemdir belediye başkanı olan Tanju Özcan’ın bunu bilmemesi mümkün değil...

Yasadışı bir para harcamasının hukuki bir girişi olamayacağına göre Tanju irtikâp suçunu alenen ikrar etmiş olmaktadır ve hukuken cezaevine girer.

İrtikâp suçu, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak muhatabın haklı bir işini hiç veya gereği gibi yapmayacağından bahisle kendisine veya yönlendireceği bir kişiye yarar sağlamasıdır.

Burda Bolu’da belediye şirketi 3 harfli discount marketlere reklam karşılığı yüksek meblağlı seve seve anlaşmalar yapmaları konusunda baskı yapmış bu kabul edilmeyince de her gün zabıtaları görevlendirerek sıkı sıkı denetimler yapmış cezalar kesmiş ve bu şirketlere zulüm etmiş.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, kentteki zincir marketleri, 527 öğrenciye burs veren BOLSEV Vakfı'na bağış yapmaya zorladığı gerekçesiyle 'irtikap' suçlamasıyla gözaltına alındığı iddia ediliyor.

Bunlar iddia. Bu iddiada yine CHP’liler yine iş başında. CHP'li başkanı yine CHP'liler şikayet etmiş! Şikayetçilerin ortak ifadelerine göre belediyede yapılan  toplantıda Başkan Tanju Özcan, bu marketler  teklifi kabul edilmeyince, “Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız ya seve seve vereceksiniz ya da ...... vereceksiniz" ifadesini kullanmış..

Cengiz Solakoğlu, Tanju Özcan'ı şikayet eden ŞOK Marketler’in yönetim kurulu başkanı.

Sencer Solakoğlu da bir hayvan çiftliğinden sosyal medyadan tanıdığımız CHP’nin tarım politikalarına yön veren kişi.

Bu kişi Sencer Solakoğlu CHP’nin gölge kabinesinde Tarım ve Hayvancılık bakanlığı çerçevesinde genel başkan baş danışmanı.

Yani Cengiz Solakoğlu’nun akrabası.

Yani bir sıkıntı olduğunda bu iki akraba hiç konuşmamış veya sıkıntılarını aktarmayıp direk Şok Marketler genel müdürü gidip devlete sığınmış yardım istemiş olabilir mi?

Ben olmayacağını düşünüyorum.

Yani Türkiye’nin karadeliklerinden belediyeler özellikle CHP’li belediyeler  üniversite öğrencileri ve tabi ki ailelerini etkilemek için  küçük miktarlarda burs adı altında paralar veriyor.

Fakat bunu belediye kasasından yani millet kasasından veremedikleri için böyle dolaylı yolları kullanıyorlar.

Bunu yaparken de bunun kaynağını sağlamak için irtikâp suçu işlemişler.

İstanbul büyükşehir belediyesi de bir bankayı kullnıyor.

Ve hakları olmadan marketlere zornan bağış vermeleri konusunda baskı yapmışlar.

Ve belediyelerin yetkilerini ceberrut ve hoyratça kullanmışlar.

Yani yazımızda dediğimiz gibi belediyeler ülkenin gücünü akamete uğratmaya devam ediyor.

Ve ellerindeki kanuni güçü suç işlemek amacıyla kullanmaya devam ediyor.

Belediye kanunu baştan yazılmalı ve bu kara delik kesinlikle tıkanmalıdır.

Yoksa bunun bedeli ağır olmaya devam edecek.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Son Haber (duzcesonhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.